Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçında görmek istemediğimiz anlar! Holiganlık vs. İnsanlık
- Telegram
Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçında yaşananlar ve sonrasındaki tepkiler, futbol kültürümüzün ne yazık ki geldiği noktayı özetliyor. Fenerbahçe forması giydiği için tribünden çıkarılmak istenen bir çocuğa polisimizin kendi montunu giydirerek siper olması, ardından iki kulübün de sağduyulu açıklamalar yapması olayın tek tesellisiydi.
Ancak bu haberin altındaki yorumları okuduğumda adeta kanım dondu. 6222 sayılı yasayı kalkan yapıp babayı "kışkırtıcılıkla" suçlayanlar mı dersiniz, küçücük bir çocuğa gösterilen tepkiyi "şehrini müdafaa etmek" olarak meşrulaştıranlar mı... İnanılmaz bir akıl tutulması.
Diyelim ki baba kasıtlı olarak o formayı giydirdi ve çocuğu maça getirdi. Peki o tribündeki taraftara düşen, bir çocuğu düşman bellemek midir? Oradaki Gençlerbirliği taraftarları çocuğu yanlarına alıp, "Gel sana çıkışta bir Gençlerbirliği forması alalım, seni bizim takıma transfer edelim" diyerek şakalaşsaydı çok mu zordu? Eğer bu yaşansaydı, bugün "İşte görmek istediğimiz tablo!" diyerek o tribünü alkışlıyor olurduk.
İnsan, düşünen ve aklını kullanan bir canlıdır. Taraftar olmak, bir armayı desteklemek elbette çok güzel. Ancak unutmayalım ki sahada milyonlarca dolar kazananlar, sizin tribünde verdiğiniz bu anlamsız savaşın onda biri kadar bile çabalamıyor. Hangi renkten olursa olsun asıl mesele insan kazanmaktır. Tribünler savaş alanı, taraftarlık ise holiganlık değildir; bu zihniyet bugüne kadar sadece can yaktı, sporun eğlencesini terörize etti.
Farklı takımlara gönül verebiliriz ama gün geldiğinde hep birlikte omuz omuza ay-yıldızlı formayı destekleyen bir millet olduğumuzu asla unutmamalıyız.
